Yapanın Yaptığı Yanına Kâr Kalmaz
23 Nisan 2010 | Kategori: Tasavvuf
Yapanın Yaptığı Yanına Kâr Kalmaz
Allah-u Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de kesin olarak beyan ediyor ki, insan yaptığının karşılığını görür. Buna göre iyilik eden kendisini mutlu edecek halleri; kötülük eden de üzüntüsünü görecektir. Bunda şüphe yoktur. (Casiye Suresi, Ayet: 15)
Mesele fiillerde böyle, peki niyetlerde bu görüntü nasıl tecelli eder?
Arzedeyim efendim:
Eğer bir insanın niyeti bozuk ise, o niyetin acısı da şiddetli olur. Demek ki, insan fiillerinden ve düşüncelerinden oluşan bir netice ile karşılaşır. Bunu kim dikkate alırsa, huzurlu bir hayat yaşar.
Bir örnekle meseleyi biraz daha açalım: Bir insan hırsızlık yapsa, rüşvet vesaire gibi fenalıkları işlese, o, mutlaka bunların cezasını aynı cinsten görür. Çünkü Allah’ın bir ismi de Muntekim (Suçluları adaleti ile müstehak oldukları cezaya çarptıran)’dır. “Muntekim” isminin tecellisi kısmen dünyada da gerçekleşir.
Nasıl olur bu?
İzahı şöyledir:
Allah’ın bir ismi de Zahir (Âşikar)’dır. Zahir ismi bütün Esma-i Hüsna’ya karışmış bulunduğundan, her bir ismi Celil’den hissesi olduğu gibi, kendi de umumuna (esmaya) hisse verir.
Böyle olunca Zahir ismi icabı olarak Muntekim isminin kısmen dünyada tecellisi gerçekleşir. Bundan dolayı bir gönül ehli demiştir ki:
“Sanmasın zalim ki, zulmü kalır dünyada bi-ceza, / Zulmüne göre olur elbet mücezata seza”
Demek ki, fiilen suç işleyenler aynı fiille ceza gördükleri gibi; fenalık düşünenler de cezaya aynı cinsten çarptırılırlar.
Oysa kötülük düşünülen kişiye bir sıkıntı ulaşmamıştır. Bu tür düşünceler devam ede ede bir gün eyleme dönüşür. Böyle düşüncelerin beslenmesine dinimiz müsade etmiyor. Kul zihnini de temiz tutmalıdır. İnsanın fikri nasılsa, fiili de öyle olur. Meselâ; bir kişi başkasının evladına fenalık düşünürse, düşüncesine evladı maruz kalır. Daima öldürmek fikrini diri tutan, buna kendisi hedef olur. Hırsızlık yapmayı düşünenin malı çalınır. Başkasını mahcup etmeye kalkışan kendisi mahcup olur. Yani, başkasına vermeyi düşündüğü hasarı aynen kendi nefsine arzu etmiş gibi tecelli eder.
Düşünce fiile sokulmadan daha niyet etmesiyle cezaya dönüşür. Şu ayet bütün bunların delilidir:
“Hayır işlememeye yemin edip, yemininizi bozarsanız Allah sizi cezalandırmaz; Lakin kalbinize gelen ve devam üzre kalan fena düşüncelerden dolayı cezalandırır.” (Bakara Suresi, Ayet: 225)
Casiye Suresi’nin 15′inci ayetinde de: “iyilik yapanın kendi lehine, kötülük yapanın da kendi aleyhine yaptığı” beyan edilir.
Demek ki, insan dostu bir yana, düşmanı için de fenalık düşünmemeli; fena fiilleri icra etmemeli. Herkes iyilik ederse iyilik, kötülük ederse kötülür bulur. Bunun aksi hiçbir zaman olmamıştır; bundan sonra da olmayacaktır da…
Mevlüt Özcan