<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>http://lovepowerman.com &#187; Hadis</title>
	<atom:link href="http://lovepowerman.com/love/dinimizislam/hadis/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://lovepowerman.com</link>
	<description>Lovepowerman.com</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Jan 2013 22:05:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Devesine binmis olarak bir adam girdi</title>
		<link>http://lovepowerman.com/devesine-binmis-olarak-bir-adam-girdi.html</link>
		<comments>http://lovepowerman.com/devesine-binmis-olarak-bir-adam-girdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2010 21:13:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lovepowerman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lovepowerman.com/?p=955</guid>
		<description><![CDATA[16 &#8211; Enes Ibnu Malik (radiyallahu anh) anlatiyor: Biz mescidde Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)&#8217;le birlikte otururken, devesine binmis olarak bir adam girdi ve mescidin avlusuna devesini ihip bagladiktan sonra: &#8220;Muhammed hanginizdir?&#8221; diye sordu. Biz: &#8220;Dayanmakta olan su beyaz kimse&#8221; diye gosterdik. -Nesai&#8217;deki Ebu Hureyre (radiyallahu anh)&#8217;in rivayetinde: &#8220;Su dayanmakta olan hafif kirmiziya calan renkteki kimse&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>16 &#8211; Enes Ibnu Malik (radiyallahu anh) anlatiyor: Biz mescidde Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)&#8217;le birlikte otururken, devesine binmis olarak bir adam girdi ve mescidin avlusuna devesini ihip bagladiktan sonra: &#8220;Muhammed hanginizdir?&#8221; diye sordu. Biz: &#8220;Dayanmakta olan su beyaz kimse&#8221; diye gosterdik. -Nesai&#8217;deki Ebu Hureyre (radiyallahu anh)&#8217;in rivayetinde: &#8220;Su dayanmakta olan hafif kirmiziya calan renkteki kimse&#8221; diye tasvir mevcuttur.-<br />
Adam: &#8220;Ey Abdulmuttalib&#8217;in oglu! diye seslendi.<br />
Resulullah (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Buyur seni dinliyorum&#8221; dedi.<br />
Adam: &#8220;Sana birseyler soracagim. Sorularimda asiri gidebilirim, sakin bana darilmayasin&#8221; dedi.<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Haydi istedigini sor!&#8221;<br />
Adam: &#8220;Rabbin ve senden oncekilerin Rabbi adina soruyorum: Seni butun insanlara peygamber olarak Allah mi gonderdi?&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Kasem olsun evet!&#8221;<br />
Adam: &#8220;Allahu Teala adina soruyorum: Gece ve gunduz bes vakit namaz kilmani sana Allah mi emretti?&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Allah&#8217;a kasem olsun evet!&#8221;<br />
Adam: &#8220;Allah adina soruyorum, senenin su ayinda oruc tutmani sana Allah mi emretti?&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Allah&#8217;a kasem olsun evet!&#8221;<br />
Adam: &#8220;Allahu Teala adina soruyorum: Bu sadakayi zenginlerimizden alip fakirlerimize dagitmani Allah mi sana emretti?&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Allah&#8217;a kasem olsun evet!&#8221;<br />
Bu soru-cevaptan sonra adam sunu soyledi: &#8220;Getirdiklerine inandim. Ben geride kalan kabilemin elcisiyim. Adim: Dimam Ibnu Sa&#8217;lebe&#8217;dir. Benu Sa&#8217;d Ibni Bekr&#8217;in kardesiyim.&#8221; (Bunu bes kitap rivayet etmistir. Metin Buhari&#8217;den alinmistir).<br />
Muslim&#8217;in rivayetinde soyle denir: &#8220;Bir adam geldi ve soyle dedi:<br />
&#8220;Bize senin gonderdigin elci geldi ve iddia etti ki sen Allah tarafindan gonderildigine inanmaktasin.&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Dogru soylemis&#8221; dedi.<br />
Adam tekrar: &#8220;Oyleyse semayi kim yaratti?&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Allah!&#8221; dedi.<br />
Adam: &#8220;Peki bu daglari kim dikti ve icindekileri kim koydu?&#8221; dedi.<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Allah!&#8221; dedi.<br />
Adam: Peki semayi yaratan, arzi yaratan ve daglari diken Zat adina soyler misin, seni peygamber olarak gonderen Allah midir?&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Evet!&#8221; dedi.<br />
Adam: &#8220;Elcin iddia ediyor ki biz gece ve gunduz bes vakit namaz kilmaliyiz, bu dogru mudur?&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Dogru soylemistir!&#8221;<br />
Adam: &#8220;Seni gonderen adina dogru soyle. Bunu sana Allah mi emretti?&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Evet!&#8221; dedi.<br />
Adam sonra zekati, arkasindan orucu, daha sonra da hacci zikretti ve bu sekilde sordu.<br />
Ravi der ki: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) de her sualde &#8220;Dogru soylemis&#8221; diye cevap veriyordu. Adam (son olarak) sordu: &#8220;Seni gonderen adina dogru soyle. Bunu sana Allah mi emretti?&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Evet!&#8221;<br />
Adam sonra geri dondu ve ayrilirken sunu soyledi: &#8220;Seni hakla gonderen Zat&#8217;a kasem olsun, bunlar uzerine hic bir sey ilave etmem, bunlari eksiltmem de.&#8221;<br />
Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): &#8220;Bu kimse sozunde durursa cennetliktir!&#8221; buyurdu.<br />
Buhari, Ilm 6; Muslim, Iman 10, (12); Tirmizi, Zekat 2, (619); Nesai, Siyam 1, (4, 120); Ebu Davud, Salat 23, (486). </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lovepowerman.com/devesine-binmis-olarak-bir-adam-girdi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Namaza da ne yaptiginizi bilmiyor musunuz,</title>
		<link>http://lovepowerman.com/ogleyi-aksama-yakin-kilmadiniz-mi.html</link>
		<comments>http://lovepowerman.com/ogleyi-aksama-yakin-kilmadiniz-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 14:10:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lovepowerman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lovepowerman.com/?p=903</guid>
		<description><![CDATA[63 &#8211; Enes (radiyallahu anh) soyle der: &#8220;Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) devrinde mevcut olan seylerden (kelime-i sehadet disinda) hicbirini artik goremiyorum.&#8221; Kendisine &#8220;namazi da mi?&#8221; diye itiraz edilince: &#8220;Namaza da ne yaptiginizi bilmiyor musunuz, (ogleyi aksama yakin kilmadiniz mi)?&#8221; cevabini verir.
Buhari, Mevakit 7; Tirmizi, Kiyamet 17, (2449). 
64 &#8211; Ebu Hureyre (radiyallahu anh)&#8217;den rivayet edildigine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>63 &#8211; Enes (radiyallahu anh) soyle der: &#8220;Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) devrinde mevcut olan seylerden (kelime-i sehadet disinda) hicbirini artik goremiyorum.&#8221; Kendisine &#8220;namazi da mi?&#8221; diye itiraz edilince: &#8220;Namaza da ne yaptiginizi bilmiyor musunuz, (ogleyi aksama yakin kilmadiniz mi)?&#8221; cevabini verir.<br />
Buhari, Mevakit 7; Tirmizi, Kiyamet 17, (2449). </p>
<p>64 &#8211; Ebu Hureyre (radiyallahu anh)&#8217;den rivayet edildigine gore bir gun kendisi carsiya ugrar ve: &#8220;Mescidde Resulullah (aleyhissalatu vesselam)&#8217;in mirasi taksim edilirken ben sizleri burada goruyorum (Bu ne bicim is, siz de kosun) buyurur. Herkes mescide kosusur, bir sey goremeyince: &#8220;Taksim edilen bir sey goremedik, sadece bazilari Kur&#8217;an okuyordu&#8221; derler. O cevabi yapistirir. &#8220;Iyi ya, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)&#8217;in mirasi zaten bu degil mi?&#8221;<br />
Heysemi, Mecma&#8217;u'z-Zevaid&#8217;de, Taberani&#8217;nin el-Mu&#8217;ce&#8217;mu&#8217;l-Evsat&#8217;indan nakleder (1, 123, 124). </p>
<p>65 &#8211; Ibnu Mes&#8217;ud (radiyallahu anh)&#8217;dan rivayet edildigine gore, soyle buyurmustur. &#8220;Bir yol takip etmek isteyen, bu yolu, olmus olanlarin yolundan secsin. Zira hayatta olanlarin fitnesinden emin olunamaz. Olmus olanlar ise Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)&#8217;in Ashabidirlar. Onlar bu ummetin en efdalidir. Kalpce en temizleri, ilimce en derinleri, amelce en ihlaslilari yine onlardir. Allah, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)&#8217;in sohbeti ve dininin yerlesmesi icin onlari secmistir. Oyleyse sizler onlarin ustunlugunu idrak edin, onlarin yolundan gidin, elinizden geldikce onlarin ahlakini ve yasayis tarzlarini kendinize ornek kilin. Zira onlar en dogru yolda idiler.&#8221;<br />
Ibnu Abdilberr, Cami&#8217;ul-Beyani&#8217;l-Ilm ve Fadlihi&#8217;de kaydetmistir 2,9. </p>
<p>İbrahim İslam</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lovepowerman.com/ogleyi-aksama-yakin-kilmadiniz-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne-Baba Hakkında Peygamber Efendimizin Hadis-i Şerif&#8217;leri</title>
		<link>http://lovepowerman.com/anne-baba-hakkinda-peygamber-efendimizin-hadis-i-serifleri.html</link>
		<comments>http://lovepowerman.com/anne-baba-hakkinda-peygamber-efendimizin-hadis-i-serifleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 May 2010 20:48:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lovepowerman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lovepowerman.com/?p=680</guid>
		<description><![CDATA[Buhari ile Müsüm\&#8217;in birlikte rivayet ettigine göre, sahabelerden Ibni Mes\&#8217;ûd (R.A.) söyle diyor; 
«Bir gün Peygamber (S.A.S.)´imize Allah (C.C.) katinda en sevimli emel hangisidir?» diye sordum; «Vaktinde kilinan namaz» diye cevap buyurdular. «Ondan sonra hangisi gelir?» diye sordum: «Ana &#8211; babaya iyilik etmek» diye buyurdular. «Ondan sonra hangisi gelir?» diye sordum; «Allah (C.C.) yolunda cihâd [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Buhari ile Müsüm\&#8217;in birlikte rivayet ettigine göre, sahabelerden Ibni Mes\&#8217;ûd (R.A.) söyle diyor; </p>
<p>«Bir gün Peygamber (S.A.S.)´imize Allah (C.C.) katinda en sevimli emel hangisidir?» diye sordum; «Vaktinde kilinan namaz» diye cevap buyurdular. «Ondan sonra hangisi gelir?» diye sordum: «Ana &#8211; babaya iyilik etmek» diye buyurdular. «Ondan sonra hangisi gelir?» diye sordum; «Allah (C.C.) yolunda cihâd etmektir» diye cevap buyurdular. </p>
<p>Müslim\&#8217;in ve baskalarinin rivayet ettigine göre Peygamber\&#8217;imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor: </p>
<p>Evlât, ana &#8211; babanin hakkini ancak söyle ödeyebilîr: Anasini veya babasina köle olarak bulacak, sonra da para ile satin alarak kölelikten kurtaracak.» </p>
<p>Müslim\&#8217;in rivayet ettigine göre, adamin biri bir gün Peygamber (s.a.v)´imize geldi ve «Beldem\&#8217;den göç edip cihâd ederek Allah (C.C) katînda sevâb kazanmak üzere sana bey\&#8217;at ediyorum» dedi.<br />
Peygamber (s.a.v)\&#8217;imiz «Anan veya baban sag mi?» diye sordu, adam «Evet, ikisi de sagdir» diye cevap verir. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v)\&#8217;imiz adama: Sen gerçekten Allah (C.C) katinda sevâb kazanmak istiyor musun?» diye sordu. Adam «Tabii» diye cevap verince. Peygamber (s.a.v)\&#8217;imiz adama: «O halde ana &#8211; babanin yanina dön, onlara iyi bak» diye cevap buyurdular. </p>
<p>Ebû &#8211; Yâ\&#8217;la ile Taberâni\&#8217;nin rivayet ettigine göre, adamin biri bir gün Peygamber\&#8217;imize (S.A.S.) gelerek: «Ben cihâd etmek istiyorum, ama buna gücüm yetmiyor. Ne yapayim?» der. </p>
<p>Peygamber (s.a.v)\&#8217;imiz adama: »Anan veya baban sag mi?» diye sorar. Adam «Anam sag» diye cevap verir. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v)´imiz adama: «O halde ona iyi bakarak Allah (C.C)´dan, rizasini kazanabilmeyi dile. Bunu basardigin takdirde sen hacc, ömre ve cihâd sevabi kazanmis olursun» diye cevap buyurdular. </p>
<p>Yine Taberâni\&#8217;nin rivayet ettigine göre, adamin biri bir gün Peygamber\&#8217;imîze (S.A.V), gelerek «Yâ Rasûlallah, ben Allah (C.C) yoiunda cihâd etmek istiyorum, bana ne tavsiye edersiniz» der. </p>
<p>Peygamber (s.a.v)\&#8217;imiz adama «Anan sag mi?» diye sorar. Adam: «Evet» der, bunun üzerine Peygamber (s.a.v)\&#8217;imiz adama; «O halde onun dizi dibinden ayrilma. Cennet onun ayaklarinin altindadir» diye cevap buyururlar. </p>
<p>Ibni Mace\&#8217;nin rivayet ettigine göre, Peygamber\&#8217;imize (S.A.S.) «Ana-babanin evlât üzerinde ne hakki vardir?» diye sorarlar. Peygamber (s.a.v)\&#8217;imiz «Onlar senin hem Cennetin, hem de Cehennemindir» diye cevap buyururlar. </p>
<p>Ibn-i Mâce ile Nesaî\&#8217;nin birlikte rivayet ettigine göre adamin biri bir gün Peygamber´imize (S.A.S.) gelerek: </p>
<p>«Yâ Rasûlallah! Savasa katilmak istiyorum, sana danismaya geldim» der.<br />
Peygamber (s.a.v)\&#8217;imiz adama «Anan var mi?» diye sorar, adam «evet» der. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v)´imiz adama «O halde onun yanindan ayrilma, çünki Cennet onun ayaklari altindadir» diye cevap buyurur. </p>
<p>Ayni hadisin diger sahih bir rivayetine göre Peygamber\&#8217;imiz (S.A.S.) adama: «Anan &#8211; baban var mi?» diye sorar, adam «evet» deyince «O halde oniarin yanindan ayrilma, cunki Cennet onlarin ayaklarinin altindadir» diye cevap verir. </p>
<p>Tirmizi\&#8217;nin bildirdigine göre, odamin biri bir gün sahâbîlerden Ebû Derdâ\&#8217;ya<br />
(R.A.) gelerek, «evliyim, fakat anam karimi bosamami istiyor, bana ne tavsiye<br />
edersiniz?» der. Ebû Derdâ (R.A.) adama su cevâbi verir; </p>
<p>\&#8221;Ben Peygamber (S.A.S.)´imizin «Ana Cennetin orta kapisidir» dedigini duydum.<br />
Simdi sen dilersen bu orta kapiyi elden kaçir, istersen muhafaza et.\&#8221; </p>
<p>Aynı hadisin diger bir rivayet sekline göre, adamin biri bir gün sahâbilerden Ebû<br />
Derdâ\&#8217;ya (R.A.) gelerek «Babam benim yanimdadir. Hattâ beni evlendirdi,<br />
simdi de karimi bosamami istiyor, ne yapayim?» diye sorar. </p>
<p>Ebû Derdâ (R.A.) adama söyle cevap verir; «Ben sana ne babanin kalbini kir,<br />
diyebilirim ve ne de karini bosamani tavsiye edebilirim. Yalniz eger istersen,<br />
sana Peygamber´izden (S.A.S.) duydugum bir sözü nakledeyim, </p>
<p>O söyle buyurmuslardi: «Baba Cennetin orta kapisidir!» Simdi sen de<br />
stersen bu kapiyi koru» dilersen \&#8221;elden kacir\&#8221; </p>
<p>Ibni Habban ve Tirmizi\&#8217;nin rivayet ettiklerine göre, Hz. Ömer\&#8217;in (R.A.) oglu der ki: «Bir<br />
zevcem vardi, onu seviyordum. Fakat babam Ömer (R.A.) ondan hoslanmiyordu. Bana, onu bosa dedi.<br />
ben reddettim. Bunun üzenine babam Peygamber (S.A.S.)´imize vararak durumu O\&#8217;na anlatti.<br />
Peygamber (S.A.S.)\&#8217;imiz<br />
de beni huzuruna cagirarak; «Karini bosa» buyurdular.» </p>
<p>Ahmed Ibni Hanbel\&#8217;in (rahimehullah) rivayet ettigine göre, Peygamber\&#8217;imiz (S.A.S.) söyle<br />
buyuruyor: </p>
<p>«— Kim ömrünün uzun olmasini ve geçim kaynaklarinin genislemesini isterse ana &#8211; babas\&#8217;na<br />
iyi baksin ve akrabalik baglarini gözetsin!» </p>
<p>Ebû Ya\&#8217;lâ ile Hakim\&#8217;in rivayet ettiklerine göre Peygamber (S.A.S.)\&#8217;imiz söyle buyuruyor: </p>
<p>«— Ana &#8211; babasina iyi bakanlara müjdeler olsun, Allah (C.C) onlarin ömrünü uzatir.» </p>
<p>Ibni Mâce ve Ibni Hibban\&#8217;in rivayet ettigine göre, Peygamberimiz (S.A.S.) söyle buyuruyor: </p>
<p>«— Kisi isledigi günah yüzünden rizkinin kisilmasina yol açar. Kaderi yalniz dua geri<br />
çevirebilir. Ömrü de ancak iyilik uzatir.» </p>
<p>Hakim\&#8217;in rivayet ettigine göre Peygamber\&#8217;imiz (S.A.S.) buyuruyor ki: </p>
<p>«— Baskalarinin kadinlarini bastan çikarmayiniz ki, kendi kadilariniz îffetii olsun.<br />
Ana &#8211; babaniza bakiniz ki, evlâtlariniz da size baksin. Kime, müsiüman kardesi özür<br />
dilemeye gelirse; hakli olsun, haksiz olsun, özrünü kabul ederek onunla barissin.<br />
Aksi halde Cennet\&#8217;teki havuzumdan su içmeye gelemez.» </p>
<p>Taberâni\&#8217;nin rivayet ettigine göre. Peygamber\&#8217;imiz (S.A.S.) söyle bururuyor: </p>
<p>«— Ana &#8211; babaniza iyi bakiniz ki, evlâtlariniz da size baksin. Baskalarinin kadinlarini<br />
bastan çikarmaymz ki, esleriniz iffetli olsun.» </p>
<p>Müslim\&#8217;in rivayet ettigine göre. Peygamber\&#8217;imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor: </p>
<p>«— Burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün, yine burnu yerde sürünsün.» </p>
<p>Sahâbîler «Kimin burnu yerde sürünsün, yâ Rasûlallah? (S.A.V)» diye sordular. </p>
<p>Peygamber (S.A.V)\&#8217;imiz «Ana veya babasi veya her ikisi yasliliklarinda yaninda kaldiklari halde,<br />
onlara iyi bakmayarak Cennet\&#8217;e girmeyi hakkedemeyenlerin» diye cevap buyurdular. </p>
<p>Taberânî\&#8217;nin rivayet ettigine göre. Peygomber\&#8217;imiz (S.AS.) söyle buyuruyor: </p>
<p>«Allah (C.C)\&#8217;a itaat, araya,<br />
yâhud anne ve babaya itâata baglidir.» </p>
<p>(Her ikisi de, birbiriyîe alâkalidir.) </p>
<p>Bezzâr\&#8217;in rivayet ettigine göre, Peygamber\&#8217;imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor : </p>
<p>«— Allah (C.C)\&#8217;i:n hosnutta?u ara &#8211; babanin hosnutluguna baglidir. Ana-babayi<br />
gücendirmek. AAllah (C.C)\&#8217;in öfkesine sebeb olur.» </p>
<p>Tirmizî ile Hakim\&#8217;in rivayet ettiklerine göre. </p>
<p>Adamin biri bir gün gün<br />
Peygamber`imize<br />
(S A S.) gelerek: «Ben büyük bir günâh isledim, benim tevbem kabul edilir mi?» diye sorar.<br />
Peygamber (S A S.)\&#8217;imiz adama: «Anan sag mi?» diye sorar, adam «Hayir» diye cevap verir.<br />
Bunun üzerine Peygamber (S A S.)`imiz «Peki teyzen var mi?» diye sorar. Adam:<br />
«Evet, var.» deyince. Peygamber\&#8217;imiz: O halde ona iyilik et» buyurur. </p>
<p>Ebû Davud ve Ibni Mâce\&#8217;nin rivayet ettigine göre. </p>
<p>sahâbîlerden biri<br />
Peygamber (S A S.)\&#8217;imize gelerek «Yâ Rasûlaüah (S A S.), Ana &#8211; babam öldü,<br />
bundan sonra onlara<br />
yapabilecegim bir iyilik var mi?» diye sorar. </p>
<p>Peygamber (S A S.)\&#8217;imiz adama: «Tabii var. Onlar için dua etmek, günahlarinin bagislanmasi<br />
dilemek,<br />
hayatta iken verdikleri sözleri onlar adina yerine getirmek, onlardan yana olan akrabalik<br />
baglarini gözetmeye devam etmek ve dostlarina iyilik etmek» diye cevap buyurdular. </p>
<p>Müslim\&#8217;in rivayet ettigine göre: </p>
<p>Bir gün Hz. Ömer (R.A)\&#8217;in oglu<br />
Abdullah (R.A.) Mekke yolunda bir cöl bedevisi ile karsilasir, ona selâm verir,<br />
kendisi yere inerek binek hayvanina onu çikarir, basindaki sarigi ona hediye eder. </p>
<p>Ibni Dinar (rahrmehullah) diyor ki; «Bu durum karsisinda Abdullah\&#8217;a dedik ki; «Allah (C.C)<br />
iyiligini<br />
versin, bu kadar iltifata ne lüzum var, bunlar cöl adamidir, az sey ile kalbleri kazanilir.» </p>
<p>Abdullah bize su cevabi verdi: «Bu adamin babasi, babam Ömer Ibni Hattâb (R.A)\&#8217;in cok yakin bir<br />
dostu idi. Öte yandan ben.<br />
Peygamber (S.A.V)`imizi söyle<br />
buyururken isittim: </p>
<p>«Iyiliklerin en degerlisi, evlâtlarin baba dostlarina karsi yaptiklari iyiliktir.» </p>
<p>Ibni Hibban\&#8217;rn rivayet ettigine göre Ebû Bürde (R.A.) der ki: «Bir gün Medine\&#8217;ye varmistim.<br />
Hemen Abdullah Ibni Ömer (R.A.) beni ziyaret etmeye geldi, konusurken «Neden sana<br />
geldigimi biliyor musun?» diye sordu. «Hayir» diye cevap verdim. </p>
<p>Bunun üzerine o söyle dedi: </p>
<p>«Ben Peygamber (S.A.V)\&#8217;imiz: </p>
<p>Babam Ömer ile baban arasinda kardeslige varan bir sevgi vardi. ben de bu dostluk bagini devam<br />
ettirmek istedim.» </p>
<p>Buhari ile Müslm\&#8217;in birlikte rivayet ettiklerine göre. Peygamber\&#8217;imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor: </p>
<p>«— Sizden çok önce yasamis bir kavmin mensubu olan üç kisi bir gün çoluk &#8211; çocuklarinin<br />
geçimini temin etmek maksadi ile yolculuga çikmislardi.<br />
Yolda yagmura tutuldular ve dagdaki bir magaraya sigindilar. Fakat yukarilardan kopup<br />
gelen bir kaya magaranin kapisini tikadi, birbirlerine «Simdiye kadar yaptigimiz<br />
iyi amelleri öne sürerek yapacagimiz duadan baska hiç bir sey bizi bu kapidan kurtaramaz»<br />
dediler. </p>
<p>Diger bir rivayete göre. içlerinden biri diger ikisine «Simdiye kadar<br />
Allah (C.C)Rizâsi içün yapmis oldugunuz iyi amelleri hatirlamaya çalisin ve onlari öne<br />
sürerek Allah (C.C)\&#8217;a yalvarin, ola ki bu kayayi kaldirir» dedi </p>
<p>Baska bir rivayete göre: içlerinden biri diger ikisine söyle dedi: «izler silindi,<br />
kapiyi da kaya tikadi, Allah (C.C)\&#8217;dan baska hiç kimse yerimizi bilemez, en güvenilir<br />
amellerinizi öne sürerek Allah (C.C)\&#8217;a yalvariniz.» </p>
<p>Bunun üzerine islerinden biri el açarak Allah (C.C)\&#8217;a söyle yalvardi; «Allah (C.C)\&#8217;im! Benim<br />
ileri derecede yasa bir anam ve babam vardi. Ben onlarin aksam sütünü vermeden<br />
önce de ev halkina bakardim ve ne de hayvanlarima bakardim.<br />
Bir gün oduna gitmistim, eve geç döndüm, gelince ana-babami uykuda buldum. Sütleri<br />
sagip isittim, fakat hâlâ uyuyorlardi. Onlara süt vermeden önce cocuklanma<br />
yemek ve hayvanlara yem vermek istemedim.<br />
Süt bardaklarini elime aldim ve yanibaslarina oturarak uyanmalarini beklemeye koyuldum.<br />
Sabah tanyeri agarana kadar bu durumda kaldim. Ancak o zaman uyandilar, ben de sütlerini<br />
verdim.<br />
Allah (C.C)\&#8217;im! Eger bu davranisi senin rizani kazanmak için yaptim ise bu kaya yüzünden içine,<br />
düstügümüz çikmazdan bizi sen kurtar.» </p>
<p>Adamin bu duasi üzerine kaya biraz yerinden kimildadi,<br />
çikis yolu biraz açildi, fakat aralik disari çikacaklari kadar genis degildi. </p>
<p>Diger bir rivayete göre, duasinin son kismi söyle idi: </p>
<p>«&#8230; Bakmak zorunda oldugum küçük<br />
çocuklarim vardi. Eve gidip aksam sütünü saginca önce yasli ana-babama sonra çocuklarima<br />
süt verirdim. Odama gittigim bir gün evvel geç dönmüstüm, hava kararmisti, yasli anam-babam<br />
da uyumuslardi. Yine de her zamanki gibi sütü sogarak onlara vermek üzere hazirladim, yanlarina<br />
gittigimde uyumaya devam ediyorlardi, ne uykularini bozmak istiyordum ve ne de onlardan<br />
önce çocuklarin sütlerini vermeye gönlüm razi oluyordu. </p>
<p>Bu arada sabirsizlanan çocuklar ayaklarimin dibinde kivraniyorlardi, onlar uykuda, ben<br />
de bekleme halinde böylece sabahi bulduk.<br />
Allah\&#8217;im! Sende malûmdur ki, ben bu hareketi senin rizani kazanmak için yapmistim.<br />
O hareketim sayesinde bizi simdi içinde bulundugumuz çikmazdan kurtarmani, karanlik<br />
yerden kurtularak gün yüzüne çikmamizi nasip etmeni diliyorum.» </p>
<p>Adamin bu duasi üzerine kaya kimildadi ve gün yüzünü görmelerini saglayacak bir aralik belirdi. </p>
<p>Ikinci adam. amcasinin kizi ile zinadan Allah (C.C) korkusu ile kaçindigini öne sürerek dua etti. </p>
<p>Üçüncüsü bir süre sahibi ile yaptigi sözlesmeye bagli kolarak kendi emegi ile üreyen koyunlarin<br />
hesabini mal sahibine dogru olarak vermesini öne sürerek dua etti. </p>
<p>Bu dualar üzerine kaya magaranin agzindan ayrildi, adamlar da disariya çikarak yollarina<br />
devam ettiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lovepowerman.com/anne-baba-hakkinda-peygamber-efendimizin-hadis-i-serifleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CEHENNEMİN EVSAFI</title>
		<link>http://lovepowerman.com/cehennemin-evsafi.html</link>
		<comments>http://lovepowerman.com/cehennemin-evsafi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 13:45:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lovepowerman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lovepowerman.com/?p=536</guid>
		<description><![CDATA[CEHENNEMİN EVSAFI
5078 &#8211; Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: &#8220;Yaktığınız ateş var ya, bu, cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür!&#8221; buyurmuştu. (Yanındakiler):
&#8220;Zaten bu ateş, vALLAHi (âsileri cezalandırmaya ahirette) yeterliydi&#8221; dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:
&#8220;Cehennem ateşi öbürüne altmışdokuz kat üstün kılındı. Her bir kat&#8217;ın harareti, bunun mislindedir.&#8221;
Buhari, Bed&#8217;ü&#8217;l-Halk 10; Müslim, Cennet 29, (2843); Muvatta, Cehennem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CEHENNEMİN EVSAFI</p>
<p>5078 &#8211; Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: &#8220;Yaktığınız ateş var ya, bu, cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür!&#8221; buyurmuştu. (Yanındakiler):</p>
<p>&#8220;Zaten bu ateş, vALLAHi (âsileri cezalandırmaya ahirette) yeterliydi&#8221; dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:</p>
<p>&#8220;Cehennem ateşi öbürüne altmışdokuz kat üstün kılındı. Her bir kat&#8217;ın harareti, bunun mislindedir.&#8221;</p>
<p>Buhari, Bed&#8217;ü&#8217;l-Halk 10; Müslim, Cennet 29, (2843); Muvatta, Cehennem 1, (2, 994); Tirmizi,<br />
CEHENNEMİN EVSAFI</p>
<p>Cehennem 7, (2592).</p>
<p>5079 &#8211; Yine Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cehennem ateşi bin yıl yakıldı. Öyle ki kıpkırmızı oldu. Sonra bin yıl daha yakıldı, öyle ki beyazlaştı. Sonra bin yıl daha yakıldı. Şimdi o siyah ve karanlıktır.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Cehennem 8, (2594); Muvatta, Cehennem 2, (2, 994). Metin Tirmizi&#8217;ye aittir.</p>
<p>5080 &#8211; Ebu Saidi&#8217;l-Hudri radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cehennemi kuşatan surun dört (ayrı) duvarı vardır. Her duvarın kalınlığı kırk yıllık yürüme mesafesi kadardır.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Cehennem 4, (2587).</p>
<p>5081 &#8211; Hasan Basri rahimehullah anlatıyor: &#8220;Utbe İbnu Gazvân radıyALLAHu anh, Basra&#8217;da minberde (hutbe esnasında) dedi ki:</p>
<p>&#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize şöyle buyurmuşlardı: &#8220;Cehennemin kıyısından büyük bir taş bırakıldı. Bu taş yetmiş yıl aşağı doğru düştü de henüz dibe ulaşmadı.&#8221;</p>
<p>(Utbe İbnu Gazvân, devamla) der ki: &#8220;Hz. Ömer radıyALLAHu anh: &#8220;Ateşi çok zikredip hatırlayın. Zira onun harareti pek şiddetlidir; derinliği çok fazladır, çengelleri demirdendir&#8221; buyurdu.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Cehennem 2, (2578).</p>
<p>5082 &#8211; Ebu Said el-Hudri radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Veyl, cehennemde bir vadidir. Kâfir orada, kırk yıl batar da dibine ulaşamaz.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3164).</p>
<p>5083 &#8211; İbnu Abbas radıyALLAHu anhüma anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Eğer zakkûmdan, dünyaya tek damla damlatılacak olsa, bu dünya ehlinin yiyeceklerini ifsad ederdi. Öyleyse, yiyecek ve içeceği zakkum olan cehennemliğin hali ne olur (anlayın)!&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Cehennem 4, (2588).</p>
<p>5084 &#8211; Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cehennem, Rabbine şikayet ederek: &#8220;Ey Rabbim! Bir parçam diğer bir parçamı yemektedir&#8221; dedi. bununn üzerine, ALLAH Teâla hazretleri ona, iki nefes almaya izin verdi: Bir nefes kışta, bir nefes de yazda. (Yazdaki nefesi) sizin rastladığınız en şiddetli sıcaktır. (Kıştaki nefesi de) sizin rastladığınız en şiddetli (soğuk olan) zemherirdir.&#8221;</p>
<p>Buhari, Bed&#8217;ü&#8217;l-Halk 10; Müslim, Mesacid 185, (617); Tirmizi, Cehennem 9, (2595).</p>
<p>5085 &#8211; Yine Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Kıyamet günü, ateşten bir parça, boyun şeklinde uzanır. Bunun, gören iki gözü, işiten iki kulağı, konuşan bir dili vardır. Der ki: &#8220;Ben üç takım (insanı cezalandırmak) için vazifelendirildim: ALLAH&#8217;la birlikte bir başka ilaha dua eden kimse, bile bile zulmeden cebbâr, tasvirciler.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Cehennem 1, (2577).</p>
<p>5086 &#8211; İbnu Mes&#8217;ud radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Kıyamet günü cehennem, yetmişbin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmişbin melek vardır.&#8221;</p>
<p>Müslim, Cennet 29, (2842); Tirmizi, Cehennem 1, (2576).</p>
<p>5087 &#8211; Mücahid anlatıyor: &#8220;İbnu Abbâs radıyALLAHu anhüma bana: &#8220;Cehennemin genişliği ne kadardır, biliyor musun?&#8221; diye sordu. Ben: &#8220;Hayır!&#8221; deyince: &#8220;Doğru, ALLAH&#8217;a yemin olsun, bilemezsin!&#8221; dedi ve ilave etti: &#8220;Bana Hz. Aişe radıyALLAHu anha dedi ki: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm &#8216;a:</p>
<p>&#8220;Kıyamet günü Arz toptan O&#8217;nun bir kabzasıdır (tam tasarrufundadır). Gökler de O&#8217;nun sağ eliyle dürülmüşlerdir&#8221; (Zümer 67) âyetinden sormuş ve:</p>
<p>&#8220;Bu sırada insanlar nerede olurlar (ey ALLAH&#8217;ın Resûlü)&#8221; demiştim. Aleyhissalatu vesselam: &#8220;Cehennem köprüsünde!&#8221; cevabını verdi.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Tefsir, Zümer, (3242).</p>
<p>CENNET VE CEHENNEMİN MÜŞTEREK YÖNLERİ</p>
<p>5088 &#8211; Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;ALLAH Teâla Hazretleri cenneti yarattığı zaman Cibril aleyhisselâm&#8217;a:</p>
<p>&#8220;Git ona bir bak!&#8221; buyurdular. O da gidip cennete baktı ve: &#8220;(Ey Rabbim!) Senin izzetine yemin olsun, onu işitip de ona girmeyen kalmayacak, herkes ona girecek!&#8221; dedi. (ALLAH Teâla Hazretleri) cennetin etrafını mekruhlarla çevirdi. Sonra: &#8220;Hele git ona bir daha bak!&#8221; buyurdu. Cebrail gidip ona bir daha baktı. Sonra da:</p>
<p>&#8220;Korkarım, ona hiç kimse girmeyecek!&#8221; dedi. Cehennemi yaratınca, Cebrail&#8217;e:</p>
<p>&#8220;Git, bir de şuna bak!&#8221; buyurdu. O da gidip ona baktı ve:</p>
<p>&#8220;İzzetine yemin olsun, işitenlerden kimse ona girmeyecektir!&#8221; dedi. ALLAH Teâla hazretleri de onun etrafını şehvetlerle kuşattı. Sonra da:</p>
<p>&#8220;Git ona bir kere daha bak!&#8221; dedi. O da gidip ona baktı. Döndüğü zaman:</p>
<p>&#8220;İzzetine yemin olsun, tek kişi kalmayıp herkesin ona gireceğinden korkuyorum!&#8221; dedi.&#8221;</p>
<p>Ebu Davud, Sünnet 25, (4744); Tirmizi, Cennet 21, (2563); Nesai, Eyman 3, (7, 3).</p>
<p>5089 &#8211; Hz. Enes radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cennetin etrafı mekârihle (nefsin hoşlanmadığı şeylerle) sarılmıştır. Cehennemin etraf ı da şehevi (nefsin arzuladığı, cazip) şeylerle sarılmıştır.&#8221;</p>
<p>Sahiheyn&#8217;de, Ebu Hureyre&#8217;den bu rivayet aynen gelmiştir. Ancak iki yerde &#8220;huffet&#8221; (=sarılmış) kelimesine bedel &#8220;hucibet&#8221; (=örtülmüş) kelimesi kullanılmıştır.</p>
<p>5090 &#8211; Yine Hz. Enes radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cehennem, içerisine âsiler atıldıkça: &#8220;Daha var mı?&#8221; demekten geri durmaz. Bu hal, Rabbu&#8217;l-İzze&#8217;nin cehennemin üzerine ayağını koyup, iki yakasını dürüp birleştirmesine kadar devam eder. İşte o zaman cehennem:</p>
<p>&#8220;Yeter, yeter. İzzet ve keremine yemin olsun yeter!&#8221; der. Cennette fazlalık devam eder. ALLAH, ona mahsus yeni bir halk yaratır ve bunları cennetin fazla kısmına yerleştirir.&#8221;</p>
<p>Buhari, Tefsir, Kaf 1, Eyman 12, Tevhid 7; Müslim, Cennet 37, (2848); Tirmizi, Tefsir, Kâf, (3268).</p>
<p>CENNETLİKLER</p>
<p>5091 &#8211; Sehl İbnu Sa&#8217;d radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cennet ehli, gurfelerde kalanları seyrederler, tıpkı gökteki yıldızları seyretmeniz gibi.&#8221;</p>
<p>Buhari, Rikak 51; Müslim, Cennet 10, (2830).</p>
<p>5092 &#8211; Ebu Sa&#8217;id radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cennet ehli gurfelerde kalanları (ehl-i guraf) görürler. Tıpkı, ufukta doğudan batıya giden inci gibi parlak yıldızları gördüğünüz gibi. Aralarındaki fazilet farkı, (gurfe ehlini) böyle yukarıda gösterir.&#8221;</p>
<p>Bunun üzerine Ashâb: &#8220;Ey ALLAH&#8217;ın Resûlü! Bu söylediğiniz, peygamberlerin makamı olmalı, başkaları oraya ulaşamamalı!&#8221; dedi. Ancak Aleyhissalatu vesselâm:</p>
<p>&#8220;Hayır! Ruhumu kudret elinde tutan Zât&#8217;a yemin olsun! Gurfelerde kalanlar (peygamberler değiller), ALLAH&#8217;a inanıp peygamberleri tasdik eden kimselerdir!&#8221; buyurdular.&#8221;</p>
<p>Buhari, Bed&#8217;u'l-Halk 8; Müslim, Cennet 11, (2831).</p>
<p>5093 &#8211; Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cennete ilk girecek zümre, dolunay gecesindeki ay suretindedir. Onu takip eden zümre, parlaklık yönüyle gökteki en büyük yıldız gibidir. Cennetlikler bevletmezler, büyük abdest de bozmazlar, tükürmezler, sümkürmezler de. Tarakları altındandır, terleri misktir. Buhurdanları öd ağacından, zevceleri kara gözlü hurilerden olacak. Onlar ataları Âdem&#8217;in yaratılışı üzere, altmış zirâ boyunda tek bir adam suretinde olacaklar.&#8221;</p>
<p>Buhari, Bed&#8217;ü&#8217;l-Halk 8, Enbiya 1; Müslim, Cennet 15, (2834); Tirmizi, Cennet 7, (2540).</p>
<p>5094 &#8211; Hz. Câbir radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm : &#8220;Cennet ehli cennette yerler ve içerler. ancak tükürmezler, küçük ve büyük abdest bozmazlar, sümkürmezler de!&#8221; buyurmuştu. Ashab:</p>
<p>&#8220;Peki yedikleri ne olur?&#8221; diye sordular. Aleyhissalatu vesselam:</p>
<p>&#8220;Geğirmek ve misk sızıntısı gibi ter! Onlara tıpkı nefes ilham olunduğu gibi tesbih ve tahmid ilham olunur.&#8221;</p>
<p>Müslim, Cennet 18, (3835); Ebu Davud, Sünnet 23, (4741).</p>
<p>5095 &#8211; Ebu Said el-Hudri radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Cennet 23, (2565).</p>
<p>5096 &#8211; Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cennet ehlinin vücudu kılsız, yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir, gençlikleri zail olmaz, elbiseleri eskimez.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Cennet 8, (2542).</p>
<p>Tirmizi&#8217;nin bir rivayetinde şu ziyade var: &#8220;Cennetliklerin başlarında taçlar vardır. Taçtaki tek bir inci, meşrık ile mağrib arasını aydınlatır.&#8221;</p>
<p>5097 &#8211; Ebu Rezin el-Ukayli radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cennet ehlinin çocuğu olmaz, (orada doğum yoktur).&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Cennet 23, (2566).</p>
<p>5098 &#8211; Hz. Enes radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: &#8220;Mü&#8217;mine cennette şu şu kadar (kadınla) cima gücü verilir!&#8221; buyurmuşlardı. Kendisine:</p>
<p>&#8220;Ey ALLAH&#8217;ın Resûlü! Buna tâkat getirilebilir mi?&#8221; diye soruldu.</p>
<p>&#8220;Yüz (kişinin) gücü verilir! (Böyle olunca takat getirir!)&#8221; buyurdular.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Cennet 6, (2539).</p>
<p>5099 &#8211; el-Hudri radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Kıyamet günü arz, tek bir çörek olacak. Cebbâr (olan ALLAH Teâla hazretleri), onu, cennetliklere azık olarak elinde çevirecektir, tıpkı sizin sefer sırasında çöreğinizi çevirdiğiniz gibi!&#8221; Bu sırada bir yahudi gelerek:</p>
<p>&#8220;Ey Ebu&#8217;l-Kâsım! Rahman (olan ALLAH) seni mübarek kılsın! Kıyamet günü cennet ehlinin (iştah açıcı) ikramı ne olacak haber vereyim mi?&#8221; dedi. Efendimiz:</p>
<p>&#8220;Söyle bakalım!&#8221; buyurdular. Adam, tıpkı Aleyhissalâtu vesselâm&#8217;ın söylediği gibi:</p>
<p>&#8220;Arz, tek bir çörek olur!&#8221; dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize baktılar. Sonra azı dişleri görününceye kadar tebessüm buyurdular ve:</p>
<p>&#8220;Peki cennet ehlinin katıklarını sana haber vereyim mi?&#8221; dediler. Adam: &#8220;Buyurun!&#8221; dedi. Aleyhissalatu vesselam:</p>
<p>&#8220;Bâlâm ve nûn!&#8221; buyurdular. Adam:</p>
<p>&#8220;Bu nedir?&#8221; dedi. Aleyhissalatu vesselam:</p>
<p>&#8220;Öküz ve balıktır. Bunların ciğerlerinin kenarından yetmişbin kişi yer&#8221; buyurdular.&#8221;</p>
<p>Buhari, Rikak 44; Müslim, Münafikûn 30, (2792).</p>
<p>5100 &#8211; el-Hudri radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksenbin hizmetçisi, yetmişiki zevcesi vardır. Onun için inciden, zebercedden ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır, Câbiye&#8217;den San&#8217;a'ya kadar uzanan bir büyüklüktedir.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Cennet 23, (2565).</p>
<p>5101 &#8211; İbnu Ömer radıyALLAHu anhüma anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Cennet ehlinin mertebece en düşük olanı o kimsedir ki: Bahçelerine, zevcelerine, nimetlerine, hizmetçilerine, koltuklarına bakar. Bunlar bin yıllık yürüme mesafesini doldururlar.</p>
<p>Cennetliklerin ALLAH nezdinde en kıymetli olanları ise, vech-i ilahiye sabah ve akşam nazar ederler.&#8221;</p>
<p>Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm sonra şu ayeti okudu. (Meâlen): &#8220;Yüzler vardır, o gün ter ü tâzedir, Rablerini görecektir&#8221; (Kıyamet 22-23).</p>
<p>Tirmizi, Cennet 17, (2556), Tefsir, Kıyamet (3327).</p>
<p>5102 &#8211; Mugire İbnu Şu&#8217;be radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Hz. Musa aleyhisselâm Rabbine sordu:</p>
<p>&#8220;Derece itibariyle cennet ehlinin en düşüğü nasıldır?&#8221; Rab Teâla buyurdu: &#8220;O, cennet ehli cennete dahil edildikten sonra gelecek olan bir adamdır ki kendisine:</p>
<p>&#8220;Cennete gir!&#8221; denilir. Adam:</p>
<p>&#8220;Ey Rabbim nasıl gireyim. Herkes yerlerine yerleşti, mekanlarını tuttu!&#8221; der. Ona şöyle denilir:</p>
<p>&#8220;Sana dünya meliklerinden birinin mülkü kadar mülk verilmesine razı mısın?&#8221;</p>
<p>&#8220;Rabbim, razıyım!&#8221; der. Rab Teâla:</p>
<p>&#8220;Sana bu verilmiştir. Onun misli, onun misli, onun misli, onun misli de.&#8221;</p>
<p>Adam beşincide:</p>
<p>&#8220;Ey Rabbim razı oldum (yeter!)&#8221; der. Rab Teâla:</p>
<p>&#8220;Bu sana verildi, on misli daha verildi. Ayrıca gönlün her ne isterse, gözün neden zevk alırsa, sana hep verilmiştir!&#8221; buyurur. Adam:</p>
<p>&#8220;Rabbim razı oldum(yeter!)&#8221; der. (Hz. Musa sormaya devam eder):</p>
<p>&#8220;Ya derecesi en üstün olan (nasıldır)?&#8221;</p>
<p>&#8220;İşte irade ettiklerim bunlardı. Onların keramet fidanlarını kendi elimle diktim ve üzerlerine mühür vurdum. Onlara hazırladığımı, ne bir göz görmüş ne bir kulak işitmiştir, hiçbir beşer kalbine de hutur etmemiştir.&#8221;</p>
<p>Müslim, İman 312, (189); Tirmizi, Tefsir, Secde, (3196).</p>
<p>5103 &#8211; Ebu Sa&#8217;id el-Hudri radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;ALLAH Teâla hazretleri cennet ehline;</p>
<p>&#8220;Ey cennet ahalisi!&#8221; diye seslenir. Onlar:</p>
<p>&#8220;Ey Rabbimiz, buyur! Ebrine âmâdeyiz! Hayır senin elindedir!&#8221; derler. Rab Teâla:</p>
<p>&#8220;Razı oldunuz mu? diye sorar. Onlar:</p>
<p>&#8220;Ey Rabbimiz! Razı olmamak ne haddimize! Sen bize mahlûkatından bir başkasına vermediğin nimetler verdin!&#8221; derler. Rab Teâla:</p>
<p>&#8220;Ben sizlere bundan daha fazlasını vereyim mi?&#8221; der. Onlar:</p>
<p>&#8220;Bu verdiklerinden daha üstün ne olabilir?&#8221; derler. Rab Teâla:</p>
<p>&#8220;Size rızamı helal kıldım. Artık, size ebediyen gadab etmeyeceğim!&#8221; buyururlar.&#8221;</p>
<p>Buhari, Rikâk 51, Tevhid 38; Müslim, Cennet 9, (2829); Tirmizi, Cennet 18, (2558).</p>
<p>5104 &#8211; Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Bana cennete giren ilk üç kişi arzedildi. Bunlardan biri şehid, biri iffetli olan (ve azla yetinerek) iffetini koruyan, biri de ALLAH&#8217;a ibadetini güzel yapan ve efendilerine hayırhah olan bir köle idi.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Fezâilu&#8217;l-Cihad 13, (1642).</p>
<p>5105 &#8211; Harise İbnu Vehb radıyALLAHu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: &#8220;Size cennet ehlini haber vereyim mi?&#8221; buyurdular. Ashab:</p>
<p>&#8220;Evet ey ALLAH&#8217;ın Resûlü&#8221; dedi. Aleyhissalatu vesselâm:</p>
<p>&#8220;Her bir biçare addedilen zayıf kimsedir. Bu kimse, bir hususta ALLAH&#8217;a yemin etse, ALLAH onun dilediğini yerine getirirek tebrie eder ve hânis kılmaz&#8221; buyurdu ve tekrar sordu:</p>
<p>&#8220;Size cehennem ehlini haber vereyim mi? Bunlar kaba, cimri ve kibirli kimselerdir.&#8221;</p>
<p>Buhari, Tefsir, Nûn 1, Edeb 61, Eymân 9; Müslim, Cennet 46, (2853); Tirmizi, Cehennem 13, (2608).</p>
<p>5106 &#8211; Ebu Davud&#8217;da Harise radıyALLAHu anh&#8217;tan gelen bir rivayette, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur:</p>
<p>&#8220;Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer.&#8221;</p>
<p>Ebu Davud, Edeb 8, (4801).</p>
<p>KÜTÜB-Ü SİTTE</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lovepowerman.com/cehennemin-evsafi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HUTBE OKUDUĞU ZAMAN İMAMIN YERİ</title>
		<link>http://lovepowerman.com/hutbe-okudugu-zaman-imamin-yeri.html</link>
		<comments>http://lovepowerman.com/hutbe-okudugu-zaman-imamin-yeri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 05:43:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lovepowerman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lovepowerman.com/?p=380</guid>
		<description><![CDATA[HUTBE OKUDUĞU ZAMAN İMAMIN YERİ
1570. Bize Muhammed b. Kesir, Süleyman b. Kesîr&#8217;den, (O) ez-Zühri&#8217;den, (O) Sa&#8217;îd İbnul-Museyyeb&#8217;den, (O da) Cabir b. Abdillah&#8217;tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), minberin yapılmasından önce (hutbe okurken) bir (hurma) kütüğünün yanında (ona dayanarak) ayakta dururdu. Sonra minber yapılınca bu kütük inledi. Öyle ki, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HUTBE OKUDUĞU ZAMAN İMAMIN YERİ</p>
<p>1570. Bize Muhammed b. Kesir, Süleyman b. Kesîr&#8217;den, (O) ez-Zühri&#8217;den, (O) Sa&#8217;îd İbnul-Museyyeb&#8217;den, (O da) Cabir b. Abdillah&#8217;tan (naklen) haber verdi ki, O şöyle dedi: Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), minberin yapılmasından önce (hutbe okurken) bir (hurma) kütüğünün yanında (ona dayanarak) ayakta dururdu. Sonra minber yapılınca bu kütük inledi. Öyle ki, biz de inlemesini işittik. Bunun üzerine Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elini üzerine koydu, o da sükûnet buldu.</p>
<p>1571. Bize Haccâc b. Minhâl rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Seleme, Ammâr b. Ebî Ammâr&#8217;dan, (O da) İbn Abbâs&#8217;tan (naklen) rivayet etti ki; Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), minber edinmesinden önce bir (hurma) kütüğünün yanında, (ona dayanarak) hutbe okurdu. Daha sonra minber edinip de ona geçince bu kütük inledi. Bunun üzerine (Hz. Peygamber) onu kucakladı da o (ancak) sükûnet buldu. (Müteakiben Hz. Peygamber); &#8220;Şayet onu kucaklamamış olsaydım, Kıyamet gününe kadar in-leyecekti!&#8221; buyurdu.</p>
<p>1572. Bize Haccâc rivayet edip (dedi ki), bize Hammâd, Sâbit&#8217;ten, (O) Enes&#8217;ten, (O da) Hz. Peygamber&#8217;den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (naklen) onun, (yani bir önceki Hadisin) aynısını rivayet etti.</p>
<p>1573. Bize Abdullah b. Yezîd rivayet edip (dedi ki), bize el-Mes&#8217;ûdî, Ebû Hâzim&#8217;den, (O da) Sehl b. Şaddan rivayet etti ki, O şöyle dedi: Medine&#8217;de müslümanlar çoğalınca, kişiler (camiye) geldiğinde (kalabalık yüzünden) Rasûlullah&#8217;ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) konuşmasını neredeyse işitememeye, bunun için de caminin yanından geri dönmeye başlamışlardı. Bunun üzerine cemaat O&#8217;na; &#8220;ya Rasûlallah, demişlerdi, gerçekten müslümanlar çoğaldı. Gelen kimse geliyor da, (kalabalık yüzünden) senin konuşmam neredeyse işitemiyor!&#8221; &#8220;Peki, ne (yapmamı) istersiniz?&#8221; buyurmuştu. (Hz. Pey-gamber&#8217;in onlarla istişaresinin) sonunda, Ensardan bir kadının marangoz bir kölesine ve Gâbe&#8217;nin ılgın ağaçlarına (adamlar) salınmış, (bu köle ve yardımcıları da, bu ağaçlardan) iki veya üç basamaklı (bir minber) yapmışlardı. Bundan sonra Rasûlullah (Sailallahu Aleyhi ve Sellem.) onun üzerinde oturur ve üzerinde hutbe irad buyururdu. Onlar bu (minberi) yapınca, (Hz. Peygamberin daha önce) yanında ayakta durup (hutbe okuduğu) ağaç parçası inlemişti. Bunun üzerine Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun yanma kalkıp (gitmiş) ve elini üzerine koymuştu da o (ancak) sükûnet bulmuştu.<br />
[Sünen-i Darimi]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lovepowerman.com/hutbe-okudugu-zaman-imamin-yeri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor:</title>
		<link>http://lovepowerman.com/hz-enes-radiyallahu-anh-anlatiyor.html</link>
		<comments>http://lovepowerman.com/hz-enes-radiyallahu-anh-anlatiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2010 21:40:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lovepowerman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lovepowerman.com/?p=304</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor:
&#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
&#8220;Kıyamet kopmazdan önce gece karanlığının parçaları gibi fitneler olacak. (O vakit) kişi mü&#8217;min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur. Mü&#8217;min olarak akşama erer, kâfir olarak sabaha kavuşur. Birçok kimseler azıcık bir dünyalık mukabilinde dinlerini satarlar.&#8221;
Tirmizi, Fiten 30, (2196).
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor:<br />
&#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</p>
<p>&#8220;Kıyamet kopmazdan önce gece karanlığının parçaları gibi fitneler olacak. (O vakit) kişi mü&#8217;min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur. Mü&#8217;min olarak akşama erer, kâfir olarak sabaha kavuşur. Birçok kimseler azıcık bir dünyalık mukabilinde dinlerini satarlar.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Fiten 30, (2196).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lovepowerman.com/hz-enes-radiyallahu-anh-anlatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allah&#8217;ın zikri dışında kelamı</title>
		<link>http://lovepowerman.com/allahin-zikri-disinda-kelami.html</link>
		<comments>http://lovepowerman.com/allahin-zikri-disinda-kelami.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 20:22:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lovepowerman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lovepowerman.com/?p=200</guid>
		<description><![CDATA[İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm huyurdular ki: 
&#8220;Allah&#8217;ın zikri dışında kelamı çok yapmayın. Zira, Allah&#8217;ın zikri dışında çok kelam, kalbe kasvet (katılık) verir. Şunu bilin ki, insanların Allah&#8217;a en uzak olanı kalbi katı olanlardır.&#8221;
Tirmizi, Zühd 62, (2413).
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm huyurdular ki: </p>
<p>&#8220;Allah&#8217;ın zikri dışında kelamı çok yapmayın. Zira, Allah&#8217;ın zikri dışında çok kelam, kalbe kasvet (katılık) verir. Şunu bilin ki, insanların Allah&#8217;a en uzak olanı kalbi katı olanlardır.&#8221;</p>
<p>Tirmizi, Zühd 62, (2413).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lovepowerman.com/allahin-zikri-disinda-kelami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gercekten Mümin iseniz</title>
		<link>http://lovepowerman.com/gercekten-mumin-iseniz.html</link>
		<comments>http://lovepowerman.com/gercekten-mumin-iseniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 19:47:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lovepowerman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lovepowerman.com/gercekten-mumin-iseniz.html</guid>
		<description><![CDATA[Ey iman edenler! Allah&#8217;tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz. Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız. (BAKARA/278-279)
Sehl İbnu Hanif radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Sakın biriniz: &#8220;Nefsim pis oldu!&#8221; demesin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ey iman edenler! Allah&#8217;tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz. Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız. (BAKARA/278-279)</p>
<p>Sehl İbnu Hanif radıyallahu anh anlatıyor: &#8220;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: &#8220;Sakın biriniz: &#8220;Nefsim pis oldu!&#8221; demesin, aksine: &#8220;Nefsim kötü oldu&#8221; desin.&#8221;Buhâri, Edeb 100; Müslim, Elfaz 17, (2251); Ebu Dâvud, Edeb 84, (4978).</p>
<p>Peygamber Efendimiz&#8217;den (sav) Mesajlar<br />
Sizden biriniz bir kimseyi oturduğu yerden kaldırıp sonra onun yerine kendisi oturmasın. Fakat açılarak halkayı genişletiniz.<br />
(Buhârî, &#8220;Cum’a&#8221;, 20)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lovepowerman.com/gercekten-mumin-iseniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CENNETE GİRİNCE</title>
		<link>http://lovepowerman.com/cennete-girince.html</link>
		<comments>http://lovepowerman.com/cennete-girince.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 19:44:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lovepowerman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lovepowerman.com/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[RASULULLAH &#8220;CENNET EHLİ CENNETE GİRİNCE BİR MUNADİ ŞÖYLE SESLENİR: SİZLER İÇİN EBEDİ BİR YAŞAM VARDIR. ASLA ÖLMEYECEKSİNİZ. SİZİN İÇİN ÖYLE BİR SIHHAT VARDIR Kİ EBEDİ HASTA OLMIYACAKSINIZ. SİZİN İÇİN ASLA İHTİYARLAMIYACAĞINIZ BİR GENÇLİK VARDIR. YİNE SİZİN İÇİN HİÇ SIKINTI VE DARLIĞA DÜŞMEYECEĞİNİZ EBEDİ NİMET VARDIR.&#8221; SADAKA RASULULLAH (MÜSLİM:2837)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>RASULULLAH &#8220;CENNET EHLİ CENNETE GİRİNCE BİR MUNADİ ŞÖYLE SESLENİR: SİZLER İÇİN EBEDİ BİR YAŞAM VARDIR. ASLA ÖLMEYECEKSİNİZ. SİZİN İÇİN ÖYLE BİR SIHHAT VARDIR Kİ EBEDİ HASTA OLMIYACAKSINIZ. SİZİN İÇİN ASLA İHTİYARLAMIYACAĞINIZ BİR GENÇLİK VARDIR. YİNE SİZİN İÇİN HİÇ SIKINTI VE DARLIĞA DÜŞMEYECEĞİNİZ EBEDİ NİMET VARDIR.&#8221; SADAKA RASULULLAH (MÜSLİM:2837)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lovepowerman.com/cennete-girince.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ubâde İbn&#8217;s-Sâmit (radıyallâhu anh) anlatıyor:</title>
		<link>http://lovepowerman.com/ubade-ibns-samit-radiyallahu-anh-anlatiyor.html</link>
		<comments>http://lovepowerman.com/ubade-ibns-samit-radiyallahu-anh-anlatiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 19:17:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lovepowerman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://lovepowerman.com/?p=185</guid>
		<description><![CDATA[Ubâde İbn&#8217;s-Sâmit (radıyallâhu anh) anlatıyor:
 &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
 &#8220;Yeryüzünde, mâsiyet veya sıla-i rahmi koparıcı olmamak kaydıyla Allah&#8217;tan bir talepte bulunan bir Müslüman yoktur ki Allah ona dilediğini vermek veya ondan onun mislince bir günahı affetmek suretiyle icabet etmesin. &#8221;
Tirmizî, Daavât 126, (3568).
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ubâde İbn&#8217;s-Sâmit (radıyallâhu anh) anlatıyor:<br />
 &#8220;Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:<br />
 &#8220;Yeryüzünde, mâsiyet veya sıla-i rahmi koparıcı olmamak kaydıyla Allah&#8217;tan bir talepte bulunan bir Müslüman yoktur ki Allah ona dilediğini vermek veya ondan onun mislince bir günahı affetmek suretiyle icabet etmesin. &#8221;</p>
<p>Tirmizî, Daavât 126, (3568).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://lovepowerman.com/ubade-ibns-samit-radiyallahu-anh-anlatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
